Posted 5 months ago

Sevgili Bakanımız: Sevgili İçişleri Bakanımız, ne diyorsak tersinden anlayınız!

sevgilibakanimiz:

26 Aralık 2011 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, asla unutulmaması gereken bir hukuk, siyaset ve insanlık dersine imza atmıştır. Aşağıda imzası bulunan biz sanatçılar, kendisinin başımızdan eksik olmaması için duacıyız. Kendisi, devlet adamlığı ciddiyetiyle konuyu…

Posted 5 months ago
[Flash 10 is required to watch video]

“Time and space is never ever going to make any kind of sense.” O zaman bol dondurmalı bir 2012 olsun herkese…

Posted 5 months ago
Sen hayatımı değiştirdin
Anonymous asked

Sevgili anonim, kim olduğunu bilmediğim için tek söyleyebileceğim “Ne mutlu sana!” olabiliyor. Biraz daha açıklasaydın keşke…

Posted 11 months ago
Aslında link atacaktım ama tumblr izin vermiyor. Youtube'a kate tucker everything went down yazar ve çıkan "everything went down" isimli ilk videoya tıklarsan seveceğin bir şarkı ile karşılaşacaksın diye umuyorum. Ya da karşılaşmazsın ne bileyim...
Anonymous asked

Sevgili anonim, bu sana ulaşır mı bilemiyorum. Mesajının mailini sabah gördüm, iş güç derken akşam dinlerim demiştim. Akşam dinlemesem de hayran kalırdım muhtemelen. Yine de bu akşam eve ağlayarak girdim, şarkı lazım ama ne? Aklıma geldi. Genelde böyle alakasız zamanlarda böyle detaylar hatırlanır. Mesela bir süredir eksik düğmesi dikilsin diye askıda bırakılmış gömlek de böyle zamanlarda göze batar. O düğme böyle zamanlarda dikilmez; çünkü “procrastination”  kanunları duygusal patlamalarda işe yaramaz. İşte böyle sevgili anonim, gecemin şarkısını yolladığın için teşekkür ederim.

Posted 1 year ago

havadadurdum:

Haberin kaynağına şurdan ve buradan ulaşabilirsiniz.

Afişteki sözün sahibi Dinar Kahveci. Bildiğin her açıdan sonumuz olacak bir uygulama, sözün, şakanın, komikliklerin bittiği yer. Sokaga çıkılsa da engellenebilirliğinden şüphe duyduğum kanun. 22 agustosta kendimizi ifade edebileceğimiz, öğrenebileceğimiz, iletişime geçebileceğimiz sonsuz bir kaynağın yok oluşu söz konusu.

Posted 1 year ago

From Ian to Deborah, 1973

I wish I were a Warhol silk screen
Hanging on the wall
Or little Joe or maybe Lou
I’d love to be them all
All New York City’s broken hearts
And secrets would be mine
I’d put you on a movie reel
And that would be just fine

Posted 1 year ago

Biletix ve ben

  • Piano Magic - Babylon - 22/04/11 - 33.50 TL
  • Tricky - Ghetto - 23/04/11 - 67.00 TL
  • Yasmin Levy - Maslak Show Center - 28/04/11 - 56.50 TL
  • Jehan Barbur - Ghetto - 04/05/11 - 28.50 TL
  • IAMX - Babylon - 05/05/11 - 33.50 TL
  • Nouvelle Vague - Babylon - 10/05/11 - 66.50 TL
  • Hooverphonic - Salon İKSV - 17/05/11 - 39.50 TL
  • Deep Purple - Küçükçiftlik Park -18/05/11 - 85.00 TL
  • One Love Festival (Kombine) - santralistanbul - 02/07/11 - 66.00 TL

Bunlar açıklananlar, daha açıklanmayanlar da var. One Love’ı (vakti var) ve Deep Purple’ı (tutamadım aldım zaten) saymazsak:

1 kadın
2 ay
7 konser
350 TL

Posted 1 year ago
Gençler bugün ÖSYM’yi protesto etmek için ülkenin dört bir yanında yürüdü, ama yalnızca bir tanesi iptal davası açmayı akıl etmiş.
Hakkını yanlış yerde aramak bizde babadan oğula geçen bir beceriksizlik herhalde.
Posted 1 year ago
Mrs Dalloway said she would buy the flowers herself.
En sevdiğim kitap, en sevdiğim yazar, en sevdiğim cümle. Baya iyi.
soundslikecornflakes asked

Bir kitabın ilk sayfasında görüp görülebilecek en muhteşem cümle bence de… Üstelik The Hours da şahane bir film =)

Posted 1 year ago
mesela desteğin için felan çoteşekkür etsem ben *-*
selpak asked

hararetli tartışmaya katılıp folovır kazanmak için yaptımdı ben =)))))

çosinirlendimdi, tutamadım. rica ederim.

Posted 1 year ago

çocuk: thinkyinpinky: Demin Facebook’da görüp de eklediğim “Keep calm and...

thinkyinpinky:

Demin Facebook’da görüp de eklediğim “Keep calm and hasiktir ordan” jpegini hazırladığını iddia eden ergen bir arkadaş tarafından ÇALMAKla suçlandığımdan kaldırdım o fotoğrafı.

İşte en ufak bir Türkçe içerik dahi eklemekten kaçınmamın sebebi bu. Fotoğrafın altına iki kelime…

Bazen bir grafik, bir illüstrasyon ya da bir fotoğraf hiç ummadığın kadar çok şey ifade edebilirken, bazen de 350 sayfalık amatör bir roman hiçbir halt anlat(a)maz. Bu kadar ne oldum delisi olmak, işte bu, sosyal medya dediğimiz meretin kör göze parmak sokarcasına ortaya koyduğu bir şuursuzluk. Alttaki o Karl Lagerfeld yorumu da ukalaca bir kanıt değil, yalnızca “beni seviyosunuz ama di miiiğ?” şımarıklığının daniskası.

Hassiktir ordan!

Not: Yazar olacaksan, “Facebook’da” değil “Facebook’ta” demen gerektiğini öğren mesela. Yahut, “jpegini” diyeceksen “jpeg’ini”… Türkçe içeriği paylaşma zaten, git Türkçe öğren önce. Gündelik hayatta sık kullanılmayan ve fi tarihinden kalma kelimeleri araya serpiştirince dil biliyor sayılmıyorsun. O 350 sayfayı yayına hazırlayana ve tashihini yapana acıyorum.

Posted 1 year ago

Güldürürken osurtan film: The Good Heart (2009)

Güldürürken osurtan spoiler:

(Jacques brokoli yemektedir.) It’s amazing, a broccoli always makes you fart. In a way, broccoli is the embodiment of fart. If you could capture a piece of fart, materialize it, I imagine, it would look pretty much like this. The incarnation of fart.


Posted 1 year ago

Makoto Shinkai - She and Her Cat

Biri tarafından yazılmış, bir başkası tarafından gözüme sokulmuş, beni ve başkalarımı, en uygunu bir kedi diliyle ve yerden 10 santimetre yükseklikten anlatan hikayem.

Posted 1 year ago

Peter Gabriel - My Body Is a Cage (Arcade Fire cover) (House MD - s07e16)

Posted 1 year ago

La havle!

Sevgili cücük beyinli insanlar, bahar falan gelmedi.

Kışı yaşadık mı da bahar geliyor? Ben ki, henüz çeyrek yüzyıldır varım ve  coğrafyam hep kötüydü; bu ülkede dört mevsim yaşanması gerektiğini biliyorum. Takriben üçer aydan oluşan ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimleri dünya üzerindeki coğrafi konumumuz nedeniyle tipik olarak yaşanmalı, değil mi?

Maalesef artık iki mevsim yaşanıyor: Sonbahar ve yaz. Bundan daha endişe verici olansa bu duruma yaklaşım biçimimiz.

Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da düşünme eylemini yanlış uzvuyla gerçekleştiren memleketim insanı, iki güncük yağan ve ardından çıkan güneşle iz bile bırakmayan kardan sonra ısınan havayla “oh ne güzel bahar geldi” diye şenlik kafasına girdi iki günde. Bu aralar bize kadar gelmediği sürece radyasyona nasıl bakılıyorsa, küresel iklim değişikliği olgusuna da aynı belaltı geyik mesafesinden bakılıyor. Radyasyonla hiçbir kadının üçüncü memesi çıkmayacağı gibi, yazın çok sıcak oldu diye toplu çıplaklık moda olmayacak, bunu aklınıza yazıverin.

Kar, soğuk sevmeyebilirsiniz; ama kışın kış gibi geçmemesini bu kadar çabuk kabullenip iki günlük soğuğa söyleniyorsanız bu hızlı evriminizi durup bir sorgulayın lütfen. Daha Mart’ın ortasında kışlıklarınızı naftalinleyip kaldırırken, yazın insanın beynini buharlaştıran sıcaklara küfretmekten geri kalmıyorsanız siz çok çılgın bir şuursuzsunuz.

Hem, kar çok güzel…